|
Beklentilere 'Cevap Ver'emeyen bir yönetmenlik denemesi
Kaynak:
www.pusula.tv / Yazar
Ne zaman beyaz perde çıtasını yüksekte tutup hayal
kırıklığına uğrasam, sinema keyfim ekşiyip, prodüktörlük
damarlarım kabarıyor. 'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git' adlı
romanıyla büyük çıkış yapan ünlü yazar Susanna Tamaro'nun
ilk filmi ‘’Nel Mio Amore” ( Cevap Ver) de maalesef
beklentilere cevap veremeyen bir yapıt olarak
hayalkırıklıkları listesine ekleniyor.
Stella (Licia Maglietta) kocasının ölümüyle göl kenarında
bulunan ve çocukluğunun geçtiği eve döner . Bu ev 20 yıl
önce genç bir aristokrat olan kocası Fausto’ya (Urbano
Barberini) ilk aşık olduğu yerdir aynı zamanda. Aşkla
başlayan bu beraberlik Fausto’nun kıskançlıklarıyla kabusa
dönüşür. Fausto bu kıskançlıkları yüzünden ikinci çocukları
olan Michele’i (Damiano Russo) oğlu olarak kabul edemez.
Fausto’nun sonu gelmez şüpheleriyle birleşen kıskançlıkları
aile yaşamlarındaki duygusal işkenceyi devam ettirir. Oğlu
Michele’in trajik ölümüyle birlikte kızı Laura ‘yla (Alessia
Fugardi ) da iletişimini koparmış olan Stella sonsuz
yalnızlığa mahkum olmuştur. Bu mahkumiyette geçmişini
sorgulamaya başladığındaysa bir türlü kendini affedemez. Göl
kenarındaki dağ evinde tanıştığı gizemli ressamla (Vincent
Riotta) başlayan inanç tartışmaları onu yepyeni bir ruh
devrimine taşır. Stella, umut, sevgi ve inanç üçgeninde
kendini ve geçmişi affetmeyi öğrendiğinde huzura kavuşur.
Konusuna bakınca aşka, sevgiye ve inanca dair derin ve
duygusal bir yolculuk umuduyla görmek istediğim bir filmdi
Nel Mio Amore. ‘Yüreğinin Götürdüğü Yere Git’> gibi bir
romana imza atmış ve kalemi son derece kuvvetli bir yazar
olan Susanna Tamaro’nun ‘’Rispondimi’’ ( Cevap) adlı
kitabından bir uyarlama senaryo ürünü. Operadan resme,
sanatta romantizmi bana en çok hissettiren İtalyan
şiirselliğinden bir başka örnek şansı yakaladığımı
düşünürken, bir filmde yönetmenliğin en önemli anlatım dili
olduğunu tecrübe ettiriyor bu film ne yazık ki! Aslında
Tamaro da Roma’da Deneysel Sinema Merkezi’nden mezun olmuş
ve on yıl boyunca da yönetmen yardımcısı olarak çalışmış. Ve
‘Nel Mio Amore’ ile başlayan yönetmenlik yolculuğuna
önümüzdeki on yıl boyunca, roman yazmayı bir kenara
bırakarak devam etmeye niyetli. Ama kitaplarında yarattığı
kuvvetli karakterlerin içsel dilini sinemaya aktaramamış bu
filmle...
Doğa görüntüleriyle başlayan filmde, geçmişle bugün
arasındaki gidiş gelişlerin yarattığı boşluklar izleyeni
hikayeden kolaylıkla koparıyor. Karakterlerin içsel
dünyasının ve duygusallığının ön plana çıkarılmak istendiği
bir hikayede, bunun tam tersine ruhunu çözemediğiniz
oyunculara yabancılaşıyorsunuz. Ne hissettiklerini, nasıl
bir duygu yoğunluğu yaşamış olduklarını anlayamıyorsunuz.
Filmde inanca ve sevgiye dair basmakalıp
nitelendirilebilecek yaklaşımları duymak da derinleşmek
yerine yüzeyselliğe daha çok yakınlaştırıyor insanı. Susana
Tamaro’nun ‘’ Bu, ruhunu yitirmiş batı dünyasının filmidir’’
dediği ‘Nel Mio Amore’, ne yazık ki o ruhu bulmaya
çabalamaktan öteye gidemiyor. Hiçbir şeyin tesadüf
olmadığını vurgulayarak inanca göndermeler yapan filmde
‘Peki normal nedir?’ sorusu havada kalan noktalara bir
yenisini ekliyor. Sinemada yaratılan keyfin hikayenin
kendisi kadar senaryo unsurları, karakter gelişimi ve
diyaloglar bütünüyle birleşen görsellik ve dile bağlı
olduğunu hatırlıyor, ‘keşke’lerimin yoğunluğuyla ayrılıyorum
sinema salonundan… Filmin kapanış sahnesinde duyduğum Rumi
mısralarının da Tamaro’nun anlatımına yardımcı olamadığını
görüp, aşkın, sevginin, umudun ve inancın aslında ifade
edilmesi ne kadar zor hassasiyette kavramlar olduğunu
düşünüyorum.
Edebiyattan sanata ve oradan hayatın kendisine yapılan
yolculukta, aşka duyduğum inanç ve sevginin umuduyla
yüreklerimizin götürdüğü yerlere kadar gitmeye devam
edeceğimizi biliyorum. Bazen gittiğimiz yerlerde
umduklarımızı bulamasak da!
Filmin Künyesi
Yönetmen : Susanna Tamaro
Senaryo : Roberta Mazzoni, Susanna Tamaro
Görüntü Yönetmeni Giuseppe Lanci
Müzik : Giovanni Paolo Fontana
Tür : Dram
Yapım: İtalya 2004
Süre : 95 dakika
|
|