|
Irak'ta ABD ve İsrail oyunları oynanıyor
Mısır gazetesi / Radikal çeviri
İsrail'in Irak'ta ve özellikle de kuzeyindeki varlığı çok
konuşuldu. Gerçi, bu İsrail varlığıyla işbirliği yapmakla
suçlanan Iraklı kurum ve gruplar yalanlama yolunu seçtiler.
O derece ki, Irak Başkanı Talabani mülakat yapmak için
Kahire'den gönderilen El Ahrar muhabirine, Süleymaniye'ye
gelirken yolda herhangi bir İsrailliye rastlayıp
rastlamadığını sorabildi ve bir tek İsraillinin Irak'ta
bulunmadığını iddia edebildi.
Oysa mesele bu kadar basit değildir. Mezopotamya
topraklarındaki fiili İsrail varlığı bir gerçektir. Bu
varlığın bir kısmı aleni, bir kısmı da Amerika, Ürdün ve
Avrupa firmalarının perdesi altında gizlidir. Hal böyleyken
konu, çıkarları gereği doğru söylemek zorunda olan
kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında yeniden
değerlendirilmelidir. Bu kaynaklar genelde, kâr ve zarar
üzerine hesap yapan Amerikan kurul ve kurumlarıdır. İsrail
firmalarıyla ekonomi, silahlanma ve medya alanlarında sıkı
bir ittifak halinde olan Amerikan firmaları iş yaptıkları
yeni Irak'ın tablosunu tam olarak gerçeklere uyan şekilde
sunmak zorundadır. Batılı medya organlarına yansıyan bu
gerçekler, özellikle ulusal güvenliğimizin tehlikede
olduğunu göstermesi bakımından iyice incelenmelidir.
Yağmalama operasyonu
Bir örnek mi istiyorsunuz? İsrail basını birkaç gün önce New
York'ta bir araya gelen Ürdün Kralı Abdullah ile İsrail
Başbakanı Şaron'un, Ürdün toprakları üzerinden Irak'tan
Akdeniz'e petrol taşıyacak bir boru hattının inşasını
görüştüğünü aktardı. Bunun ne anlama geleceğini herhalde
daha fazla açmaya gerek yoktur.
Burada üzerinde durulması gereken, İsrail'in rolünün
elverişli siyasi ve ekonomik bir ortamın varlığıyla güçlü
hale gelmesidir. Bu ortam, en modern savaş araçlarıyla
donatılmış 150 bin kişilik bir askeri işgal yoluyla gelen
ABD varlığı sayesinde sağlanmıştır. Artı, Irak'ın siyasi
karar mekanizması ABD'nin ipoteğindedir. Alınan tüm
kararlar, Washington'daki yeni muhafazakârların çıkarlarına
hizmet etmektedir. Sonuçta Irak'ın ekonomisi ve yeniden
yapılanması işi, çoğu açıkça İsrail'e bağlı Amerikalı Yahudi
işadamlarının sahip olduğu firmalar yoluyla yağmalama
operasyonunun pençesindedir.
Mal ve mülk peşinde
Hal böyleyken, ABD'nin askeri ve ekonomik varlığı, Irak'ta
İsrail rolünü kucaklayan çok elverişli ve aktif bir ortam
yaratmaktadır. Bunu, önceki ve şimdiki Irak hükümetinin
ileri gelen danışmanlarının, İsrail ile sıkı bağlantıları
bulunan İngiliz ve Amerikalılar olmaları daha da etkin
kılmaktadır. Bunlar isim isim medyada aktarılıyor ve teyit
ediliyor. Artı, Irak'tan gelen son bilgiler, geçen birkaç ay
içinde birçok Irak asıllı İsraillinin Bağdat'a geri döndüğü
ve 1948 yılında Irak'ı terk eden babalarının bıraktığı mal
ve mülkleri Iraklı komisyoncular yoluyla belirledikleri
yönündedir.
İsrail'in Irak'a derinlemesine dalmasının bir diğer yönü de
MOSSAD'ın faaliyetleridir. MOSSAD, Kuzey Irak'ta İran
sınırına yakın bölgelerde yoksul vatandaşlardan arsalar
satın almaktadır. MOSSAD, İran tarafından istihbarat
bilgileri toplamak için giriştiği bu kampanyada sınır
kaçakçılığı yapan yerel Kürt unsurlardan yararlanıyor.
MOSSAD ayrıca Kuzey Irak'ta Türkiye, İran ve Suriye
sınırlarına yakın bölgelerde Amerikalıların yerleştirdiği
teknolojik tesislerden tam olarak yararlanmaktadır.
Irak'ta açık veya gizlice faaliyet gösteren 18 İsrailli
şirketin bulunduğu ABD kaynaklarınca teyit edilirken,
Bağdat'ın çevresinde Amerikan komutası altında ve onunla
koordineli olarak hareket eden iki İsrail tugayının
bulunduğu bilinmektedir. Bu iki tugayın görevi direniş
eylemlerini bastırmak, Sünni ve Şii liderler ile camilerini
hedef alarak mezhep kavgası yaratmaktır.
|
|