Kültür-Sanat Portali Dergibi.com'la tanışmak için hemen tıklayın!

ANA SAYFA

28.11.2005

 
 

RIFAT SEYYİD AHMET


Irak'ta ABD ve İsrail oyunları oynanıyor

Mısır gazetesi / Radikal çeviri

İsrail'in Irak'ta ve özellikle de kuzeyindeki varlığı çok konuşuldu. Gerçi, bu İsrail varlığıyla işbirliği yapmakla suçlanan Iraklı kurum ve gruplar yalanlama yolunu seçtiler. O derece ki, Irak Başkanı Talabani mülakat yapmak için Kahire'den gönderilen El Ahrar muhabirine, Süleymaniye'ye gelirken yolda herhangi bir İsrailliye rastlayıp rastlamadığını sorabildi ve bir tek İsraillinin Irak'ta bulunmadığını iddia edebildi.
Oysa mesele bu kadar basit değildir. Mezopotamya topraklarındaki fiili İsrail varlığı bir gerçektir. Bu varlığın bir kısmı aleni, bir kısmı da Amerika, Ürdün ve Avrupa firmalarının perdesi altında gizlidir. Hal böyleyken konu, çıkarları gereği doğru söylemek zorunda olan kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmelidir. Bu kaynaklar genelde, kâr ve zarar üzerine hesap yapan Amerikan kurul ve kurumlarıdır. İsrail firmalarıyla ekonomi, silahlanma ve medya alanlarında sıkı bir ittifak halinde olan Amerikan firmaları iş yaptıkları yeni Irak'ın tablosunu tam olarak gerçeklere uyan şekilde sunmak zorundadır. Batılı medya organlarına yansıyan bu gerçekler, özellikle ulusal güvenliğimizin tehlikede olduğunu göstermesi bakımından iyice incelenmelidir.

Yağmalama operasyonu
Bir örnek mi istiyorsunuz? İsrail basını birkaç gün önce New York'ta bir araya gelen Ürdün Kralı Abdullah ile İsrail Başbakanı Şaron'un, Ürdün toprakları üzerinden Irak'tan Akdeniz'e petrol taşıyacak bir boru hattının inşasını görüştüğünü aktardı. Bunun ne anlama geleceğini herhalde daha fazla açmaya gerek yoktur.
Burada üzerinde durulması gereken, İsrail'in rolünün elverişli siyasi ve ekonomik bir ortamın varlığıyla güçlü hale gelmesidir. Bu ortam, en modern savaş araçlarıyla donatılmış 150 bin kişilik bir askeri işgal yoluyla gelen ABD varlığı sayesinde sağlanmıştır. Artı, Irak'ın siyasi karar mekanizması ABD'nin ipoteğindedir. Alınan tüm kararlar, Washington'daki yeni muhafazakârların çıkarlarına hizmet etmektedir. Sonuçta Irak'ın ekonomisi ve yeniden yapılanması işi, çoğu açıkça İsrail'e bağlı Amerikalı Yahudi işadamlarının sahip olduğu firmalar yoluyla yağmalama operasyonunun pençesindedir.


Mal ve mülk peşinde
Hal böyleyken, ABD'nin askeri ve ekonomik varlığı, Irak'ta İsrail rolünü kucaklayan çok elverişli ve aktif bir ortam yaratmaktadır. Bunu, önceki ve şimdiki Irak hükümetinin ileri gelen danışmanlarının, İsrail ile sıkı bağlantıları bulunan İngiliz ve Amerikalılar olmaları daha da etkin kılmaktadır. Bunlar isim isim medyada aktarılıyor ve teyit ediliyor. Artı, Irak'tan gelen son bilgiler, geçen birkaç ay içinde birçok Irak asıllı İsraillinin Bağdat'a geri döndüğü ve 1948 yılında Irak'ı terk eden babalarının bıraktığı mal ve mülkleri Iraklı komisyoncular yoluyla belirledikleri yönündedir.
İsrail'in Irak'a derinlemesine dalmasının bir diğer yönü de MOSSAD'ın faaliyetleridir. MOSSAD, Kuzey Irak'ta İran sınırına yakın bölgelerde yoksul vatandaşlardan arsalar satın almaktadır. MOSSAD, İran tarafından istihbarat bilgileri toplamak için giriştiği bu kampanyada sınır kaçakçılığı yapan yerel Kürt unsurlardan yararlanıyor. MOSSAD ayrıca Kuzey Irak'ta Türkiye, İran ve Suriye sınırlarına yakın bölgelerde Amerikalıların yerleştirdiği teknolojik tesislerden tam olarak yararlanmaktadır.
Irak'ta açık veya gizlice faaliyet gösteren 18 İsrailli şirketin bulunduğu ABD kaynaklarınca teyit edilirken, Bağdat'ın çevresinde Amerikan komutası altında ve onunla koordineli olarak hareket eden iki İsrail tugayının bulunduğu bilinmektedir. Bu iki tugayın görevi direniş eylemlerini bastırmak, Sünni ve Şii liderler ile camilerini hedef alarak mezhep kavgası yaratmaktır.

 

 

ANASAYFA