|
Osmanlı'nın bir parçası: Açe
Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı /Aksiyon
Yayını
Güneydoğu Asya'daki deprem felaketinin merkezi olan Açe eski
bir Osmanlı eyaleti idi. Sumatra adasının Kuzeydoğu ucunda
yer alan bu küçük talihsiz ülkenin bizimle birlikte
yaşadıkları tarihi biraz hatırlatalım.
Portekiz'in Hind Okyanusu’na açıldığı 16. yüzyılda tehdit
altında kalan ülkelerden biri Açe'dir. İki temsilci
İstanbul'a ulaşır ve yardım ister. Sarı Selim, Kurdoğlu Ali
Reis komutasında bir filoyu Açe'ye gönderir. Uzun ve
maceralı bir yolculuktan sonra Açe'ye ulaşan gemiler bir
daha geri dönmez. Gidenler oraya yerleşir. Açe kalesine
Osmanlı Sancağı dikilir ve hutbe Padişah adına okunur.
Tahttaki değişiklikler hac mevsiminde edinilen bilgilerle
takip edilir. Bu durum 1850 yılına kadar devam eder.
1819
yılında İngiltere ile Holanda, Güneydoğu Asya'daki nüfuz
bölgelerini karşılıklı belirler ve Sumatra Hollanda'nın
payına düşer. Büyüyen Hollanda tehdidini fark eden Açeliler
1850'de tekrar İstanbul'a müracaat eder. Padişah Abdülmecid
hem Açe'nin Osmanlı devletinin vassal bir eyaleti olduğunu
ve koruması altında bulunduğunu, hem de sultanları
İbrahim'in statüsünü onaylayan iki ferman verir. Arkasından
Kırım savaşında Açelilerin 10 bin dolarlık maddi yardımı
gelir. 1868 yılında Hollanda'nın Sumatra adasının geri
kalanındaki hakimiyetinin pekişmesinden sonra artan tehdide
karşı, İstanbul'a Hicaz valisi aracılığıyla 68 Açe
asilzadesinin müracaatı ulaşır. Müracaat Meclis-i Mahsus'da
görüşülür. Sonuçta Hicaz valisi aracılığıyla Sumatra
adasındaki Hollanda temsilcisine Açe'nin "Devlet-i Aliye'nin
mülkü" olduğu hatırlatılır.
1873
yılında Hollanda Açeye saldırır. Açeliler bu ilk saldırıyı
püskürtür ve hemen İstanbul'a yeni bir temsilci gönderip
askerî yardım isterler. İstanbul'a gelen temsilci
Abdurrahman Zahir Efendi bölgede çok itibarlı bir din
adamıdır. Zahir Efendi, Hollanda'nın işgal teşebbüsüne
verdikleri cevabı şu şekilde nakletmektedir: "Biz devlet-i
aliye tebaasıyız ve tebaiyetimiz pek kadimdir. Buna delil
ise işte kaffe-i sefinemiz ve kalalarımızdaki ayyıldız
sancağımızdır." Osmanlı devleti bu gelişmelerin sonucunda
Hollanda'ya bir nota verir ve 'suret-i dostanede bazı
ihtarat'ta bulunur.
Bu
arada gazetelerden birinde yer alan haber ortalığı
karıştırır. Bu habere göre 8 harp gemisi Açeyi
Hollandalıların tasallutundan koruma göreviyle yola
çıkmıştır. Bu haber hükümet tarafından yalanlanır. Ancak
Hollanda kaynakları 1875 ve 76 yılları arasında küçük bir
Türk subay grubunun adaya ulaşarak devam eden savaşa
katıldıklarını belirtmektedir. Bu tarihten sonrasına ait
kayıtlardan biri, Ertuğrul Gemisi'nin Japonya seyahati
sırasında Hollanda hükümetinin getirdiği yasaktır.
Hollandalılar geminin Sumatra'yı ziyaretine izin
vermemişlerdir. Bu noktada belirtelim. 1942'ye kadar
Hollandalılar adanın diğer bölgelerinde sorun yaşamazken,
Açe'de tam hakimiyet sağlayamamışlardır. Açeliler gerilla
savaşı ile Hollandalı işgalcilere karşı direnişi
sürdürmüşlerdir. Devletin Açe'de süren direnişe ilgisi devam
etmiş, bir ara Teşkilat-Mahsusa'dan bir ekip de adaya
ulaşmıştır.
Açelilerin direnişi bugün de devam ediyor. 1945'te Endonezya
bağımsızlığını ilan ettiği zaman Açe, bu ülkenin parçası
haline geliyor. Durumdan memnun olmayan Açeliler bağımsızlık
savaşına başlıyor. 1976'da Açe Özgürlük Hareketi liderleri
Hasan Tira'nın ağzından bağımsızlık ilân ediyorlar. 1989-98
yılları arasında tırmanan çatışmalarda askeri baskı artıyor.
Yoğun insan hakları ihlalleri yaşanıyor.
Bugün
Açeliler bağımsızlık için referandum istiyor. Sürgünde bir
hükümetleri bulunan Açeliler, bölgede petrol olduğundan
uluslararası ilgiden de mahrum kalmıyor.
Açelilerin bağımsızlık hareketlerinin en temel unsurlarından
birini Osmanlı geçmişleri oluşturuyor. Açe Özgürlük
Hareketi'nin (Gerekan Aceh Merdeka) bağımsız Açe devletinin
sembolü olarak kabul ettiği bayrağın, Türk bayrağının iki
şerit ilavesi ile aynısı olması bu bağı gösteriyor.
Bu
küçük ülke bugün deprem felaketinin merkezinde, büyük yeküne
ulaşan kayıplarla uğraşıyor. On binler hayatını yitirdi.
Salgın hastalık kapıda duruyor. Geride kalanlar yardım
bekliyor.
|