ANA SAYFA

17.05.2004

 
 

Muhammed Acıyan


Eğitimde yenileşme


Eğitimci Yazar
 

Eğitimde yenileşme girişimleri dünyada tüm ülkelerin yakından ilgilendikleri konuların başında gelmektedir. Çünkü eğitimde yapılan yenilikler ülkedeki insanları yakından ilgilendirmekte, özellikle de okulla bağlantısı olan öğretmen, öğrenci, veli ve idarecileri ilgilendirmektedir.

Teknolojideki gelişmelerin eğitim kurumlarına yansıması ve teknolojik imkanların kullanılması, öğretmenin okul/sınıf içi rollerini yerine getirmede kolaylık sağladığı ölçüde, statü ve rollerini yeniden düzenlemeyi zorunluluk haline getirmiştir. Günümüzde öğretmen ve ders kitapları bilgi edinmenin ön şartı olmaktan çıkmıştır. Bilginin kapsamı, niteliği ve hızında görülen değişmeler bireyin öğrenme ve öğretme süreçlerini de hızlı bir biçimde değiştirmektedir. Çağımız toplumlarının hızla bilgi toplumuna doğru gittiğini varsayacak olursak, bu toplum içindeki üyelerin artık okul ile sınırlı olmayan bir öğrenme dünyasıyla karşı karşıya bulunduğunu ileri sürebiliriz. Geleneksel olarak eskiden eğitimli kişi, belli bir bilgi stokuna sahip insan olarak görülmekteydi. Günümüzde ise öğrenmeyi öğrenen, hayat boyu devamlı öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi alışkanlık haline getirmiş kişi anlamına gelmektedir. Aslında bu son tanım ne kadar yeni gibi görünse de bizim kültürümüzde mevcut bulunan bir tanımın yeni versiyonu. “Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz” sözünün açılımıdır. Eğitim, yeni öğrenme teknolojileri, kurumları ve örgütlenmeleri sayesinde hayat boyu elde edilebilir bir olgudur. Giderek evrenselleşen ve ulaşabilirliği kolaylaşan bilgiye sahip olmanın yolu öğrenmeyi öğrenmekten geçmektedir.

Geçmişin okuma-yazma ve aritmetikle sınırlı temel becerilerine bugün bilgisayar becerisi de ilave olunmuştur. El yazmalarını zahmetli bir biçimde kopya etmek veya anlatılan dersleri dikkatli bir şekilde dinlemek eskiden öğrenmenin tek yoluyken, basılı kitaplar hızlı bir biçimde öğretme ve öğrenme yöntemlerinde nasıl büyük bir değişiklik yaptıysa, bugün daha büyük bir değişiklikle karşı karşıyayız. Sabrının sınırı olmayan ve sınıftaki öğretmenin durumuyla kıyaslanamayacak kadar öğrenen kişinin emrinde bulunan bilgisayarlar, bilginin dolaşımında da olağanüstü kolaylıklar sağlamaktadır. Öğrenci bilgisayarı ile CD, VCD vs. malzemelerle okulu, dershaneyi evine taşımakta, internet ile evinin odasından dünyayı dolaşmaktadır.

Bu hengamede öğretmen eğer üniversiteyi bitirir-bitirmez elinden kitabı, dergiyi, gazeteyi atmış, teknolojiyi takip etmiyorsa yandı demektir. Çünkü öğretmen üniversitede öğrendiği bilgileri, değişen teknoloji ve yeni bilgilerle takviye etmezse kısa sürede eskiyecek ve görevini rahat yürütemeyecektir. Öğretmen bunun için asla elinden kalemi, defteri, kitabı, dergi ve gazeteyi bırakmamalı, hiç olmazsa hizmet içi eğitimle kendini gelişen teknolojiye ayak uydurarak yenilemelidir.

Öğretmen giderek daha çok öğrencisine yardım etmek, yol göstermek, örnek olmak ve onu yüreklendirmek rolünü üstlenecektir. Yoksa teknolojinin gelişmesiyle öğretmenin rolü sona ermiş değildir.

Modern eğitimde bir görüşe göre öğretmenin rolleri şunlardır: Öğretim uzmanlığı, güdüleyici, idari roller, liderlik, danışmanlık ve model olma şeklinde sıralanmaktadır. Bir başka yaklaşıma göre öğretmenlik mesleği şu boyutları içermelidir.

Konu uzmanlığı: Öğretmen temel kavramları, metodolojiyi ve bunları öğrenciye aktarma yollarını bilmelidir.

Güdüleyici: Öğretmen, öğrencilerin nasıl öğrendiğini, geliştiğini bilmelidir. Öğrenme fırsatları hazırlamalı, öğrencinin zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimi gözönünde bulundurulmaldır.

Öğrenenlerin farklılığı: Öğretmen öğrencilerin farklı kapasite ve yaklaşımlarına sahip olduğunu bilmelidir.

Öğretimin planlaması: Öğretmen dersini, öğreteceği konuya, öğrencinin, toplumun kültürüne ve ihtiyaçlara göre planlayabilmelidir.

Netice olarak öğretmen toplumsal dokuyu bozmadan, zarar vermeden kendini ve öğrencileri yenilemeli ve toplumsal önderlik rolünü yerine getirmelidir.
 

 


 

ANASAYFA