|
Eğitimde yenileşme
Eğitimci Yazar
Eğitimde
yenileşme girişimleri dünyada tüm ülkelerin yakından
ilgilendikleri konuların başında gelmektedir. Çünkü eğitimde
yapılan yenilikler ülkedeki insanları yakından
ilgilendirmekte, özellikle de okulla bağlantısı olan
öğretmen, öğrenci, veli ve idarecileri ilgilendirmektedir.
Teknolojideki gelişmelerin eğitim kurumlarına yansıması ve
teknolojik imkanların kullanılması, öğretmenin okul/sınıf
içi rollerini yerine getirmede kolaylık sağladığı ölçüde,
statü ve rollerini yeniden düzenlemeyi zorunluluk haline
getirmiştir. Günümüzde öğretmen ve ders kitapları bilgi
edinmenin ön şartı olmaktan çıkmıştır. Bilginin kapsamı,
niteliği ve hızında görülen değişmeler bireyin öğrenme ve
öğretme süreçlerini de hızlı bir biçimde değiştirmektedir.
Çağımız toplumlarının hızla bilgi toplumuna doğru gittiğini
varsayacak olursak, bu toplum içindeki üyelerin artık okul
ile sınırlı olmayan bir öğrenme dünyasıyla karşı karşıya
bulunduğunu ileri sürebiliriz. Geleneksel olarak eskiden
eğitimli kişi, belli bir bilgi stokuna sahip insan olarak
görülmekteydi. Günümüzde ise öğrenmeyi öğrenen, hayat boyu
devamlı öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi alışkanlık haline
getirmiş kişi anlamına gelmektedir. Aslında bu son tanım ne
kadar yeni gibi görünse de bizim kültürümüzde mevcut bulunan
bir tanımın yeni versiyonu. “Beşikten mezara kadar ilim
tahsil ediniz” sözünün açılımıdır. Eğitim, yeni öğrenme
teknolojileri, kurumları ve örgütlenmeleri sayesinde hayat
boyu elde edilebilir bir olgudur. Giderek evrenselleşen ve
ulaşabilirliği kolaylaşan bilgiye sahip olmanın yolu
öğrenmeyi öğrenmekten geçmektedir.
Geçmişin
okuma-yazma ve aritmetikle sınırlı temel becerilerine bugün
bilgisayar becerisi de ilave olunmuştur. El yazmalarını
zahmetli bir biçimde kopya etmek veya anlatılan dersleri
dikkatli bir şekilde dinlemek eskiden öğrenmenin tek
yoluyken, basılı kitaplar hızlı bir biçimde öğretme ve
öğrenme yöntemlerinde nasıl büyük bir değişiklik yaptıysa,
bugün daha büyük bir değişiklikle karşı karşıyayız. Sabrının
sınırı olmayan ve sınıftaki öğretmenin durumuyla
kıyaslanamayacak kadar öğrenen kişinin emrinde bulunan
bilgisayarlar, bilginin dolaşımında da olağanüstü
kolaylıklar sağlamaktadır. Öğrenci bilgisayarı ile CD, VCD
vs. malzemelerle okulu, dershaneyi evine taşımakta, internet
ile evinin odasından dünyayı dolaşmaktadır.
Bu
hengamede öğretmen eğer üniversiteyi bitirir-bitirmez
elinden kitabı, dergiyi, gazeteyi atmış, teknolojiyi takip
etmiyorsa yandı demektir. Çünkü öğretmen üniversitede
öğrendiği bilgileri, değişen teknoloji ve yeni bilgilerle
takviye etmezse kısa sürede eskiyecek ve görevini rahat
yürütemeyecektir. Öğretmen bunun için asla elinden kalemi,
defteri, kitabı, dergi ve gazeteyi bırakmamalı, hiç olmazsa
hizmet içi eğitimle kendini gelişen teknolojiye ayak
uydurarak yenilemelidir.
Öğretmen
giderek daha çok öğrencisine yardım etmek, yol göstermek,
örnek olmak ve onu yüreklendirmek rolünü üstlenecektir.
Yoksa teknolojinin gelişmesiyle öğretmenin rolü sona ermiş
değildir.
Modern
eğitimde bir görüşe göre öğretmenin rolleri şunlardır:
Öğretim uzmanlığı, güdüleyici, idari roller, liderlik,
danışmanlık ve model olma şeklinde sıralanmaktadır. Bir
başka yaklaşıma göre öğretmenlik mesleği şu boyutları
içermelidir.
Konu
uzmanlığı: Öğretmen temel kavramları, metodolojiyi ve
bunları öğrenciye aktarma yollarını bilmelidir.
Güdüleyici:
Öğretmen, öğrencilerin nasıl öğrendiğini, geliştiğini
bilmelidir. Öğrenme fırsatları hazırlamalı, öğrencinin
zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimi gözönünde
bulundurulmaldır.
Öğrenenlerin farklılığı: Öğretmen öğrencilerin farklı
kapasite ve yaklaşımlarına sahip olduğunu bilmelidir.
Öğretimin
planlaması: Öğretmen dersini, öğreteceği konuya, öğrencinin,
toplumun kültürüne ve ihtiyaçlara göre planlayabilmelidir.
Netice
olarak öğretmen toplumsal dokuyu bozmadan, zarar vermeden
kendini ve öğrencileri yenilemeli ve toplumsal önderlik
rolünü yerine getirmelidir.
|